Archive for the 'Kolera' Kategori

Kolera Son İstasyon Dergisi Röportajı

August 16th, 2009 | Kategori: Melankolia Haber,Röportajlar

078

Kolera’nın yeni röportajını okumak için Son İstasyon Dergisini 17 Ağustostan itibaren N&T mağazalarından ve kitabevlerinden temin edebilirsiniz.

Melankolia Müzik

Kolera Haber 3 Röportajı

July 23rd, 2009 | Kategori: Melankolia Haber,Röportajlar

kolo

Haber 3 ‘ün Kolera ile gerçekleştirdiği röportajı okumak için tıklayınız:

http://www.haber3.com/author_article_detail.php?id=105142

Kolera Magazin Turka Röportajı

April 20th, 2009 | Kategori: Röportajlar

Turka özel: Kolera ile Röportaj

20 Mayıs 2009 Yazan magturka.com
Kategori Kültür-Sanat, Manset

magturkakolomanset

Esen Güler Özyavuz, nam-ı diğer rap müziğindeki tanınan ismiyle Kolera, Türkçe Rap’in kralicesi, kelimelerle dans eden bir sair, yaptigi basarili eserleriyle turkce rapin nabzini tutmakda…

2 ay once Magazine Turka ekibi olarak Sagopa Kajmer roportaji ile sizlerleydik bugun ise Kolera roportaji ile tekrar sizlerleyiz. Bu samimi ve okumakdan zevk alicaginiz roportaj icin bizi kirmayip roportaj teklifimizi kabul eden Kolera’ya sonsuz tesekkur ediyoruz.

ve iste Kolera…

Resim 3802 Ilk basta herkesin merak ettigi bir soruyla baslamak istiyoruz. Liriklerini yazarken nelerden ilham aliyorsunuz ?

Kolera: İlk olarak müzikten ilham alıyorum,müziğin bana hissettirdiklerine gore kelimeler dökülmeye başlıyor,kendi yaşadığım ya da başkalarının yaşadığı herşey bana ilham verebilir…illa bir olaydan etkilenip yazmam bazen sadece duygularımdan bahsetmek isterim,ilham kendi içimden geliyor kimisi de rakam gördü mü hemen onları çarpmak bölmek ister,ben de öylece yazmak istiyorum.

Underground piyasasına sürekli sunduğunuz ve download izni verdiğiniz parça ve albümlerin yanı sıra,resmi sitenizde de gerektiği zaman açıklama ve gelişmeler üzerine aydınlatıcı yazılar sunuyorsunuz…Bu tür hediye türü projeler fanlarınızı oldukça memnun ediyor.. Çok amaçlı kullandığınızı varsaydığımız resmi sitenizden fanlarınızı da bir çok organizasyonda topluluk,birlik halinde görmek mümkün… Böyle bir kitlenin belli bir bölümüyle beraber seyahat ederek bir turne fikri bana her zaman ilgi çekici bir organizasyon olarak gelmiştir..Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kolera: Güzel bir hayalmiş Dinleyicilerimizin büyük bir kısmı henüz ailesi ile yaşıyor,kendi cumhuriyetleri olmadığı için bunu biraz zor buluyorum.

Rapinizdeki en buyuk ozellik ve farklilik nedir?

Kolera: Kafiye olsun diye anlamsız kelimeleri üstüste dizmem içi dolu cümleler kuruyorum ve nakaratları güçlü parçalar yapıyorum,back vocallerimin de kendime has olduğunu düşünüyorum,yine de dinleyicilerimin cevaplamasını tercih edeceğim bir soru bu,böyle konuşunca kendini övmek gibi oluyor ama berbat işlere imza atıp kendini Madonna sananların dünyasındayız ben en azından sadece yapabildiğimi söyledim.

Resim 3806Sizin icin en anlamli ve soylemeyi sevdiginiz parca hangisi?

Kolera: Parçalarımı ayırmıyorum hepsi anlamlı benim için ama sahnede ‘’bir bilsen sen’’ adlı şarkımı okumayı çok seviyorum.

Turkiyedeki Rap hakkinda ne dusunuyorsunuz?

Kolera: Kendi müziğimle ilgilenmekten başkalarınınkini pek takip edemiyorum ama genel olarak çok bayağı ilerliyor,Türkçe Rap salak müziği deseler savunamıyorum çünkü Mc’ler bir yerde hata yapıyorlar,ilk kayıtlarını tüm internete yayıyorlar ve kötü tanınıyorlar,Türkçe Rap te bu kirlilik hasebiyle tantana müziği olarak anılıyor halbu ki her Mc belli bir seviyeye gelene kadar kendini saklasa piyasaya bomba gibi düşerdi..Bizler de sadece iyi olanları dinler kötülerle vakit kaybetmezdik ama bu durum Amerika’da da aynı hatta orada daha kötü çünkü onlar karınca gibi fazla.Radyo Mic Beatz için program hazırlarken 50 albüm dinleyip 3 parça seçebildim,durum bu…

Yakında katılım süresi sona erecek olan Kafile 2 albümü underground konsept taşımakta… Bu albümden performansa göre Kuvvetmira ekibinde yer alacak isimler olacak mı ? Veya şu anda aklınızda olan ve yakında oluşumunuzda yer alması olası bir isim var mı ?

Kolera: Bireysel olarak yardımcı olacağımız Mc’ler olabilir,albümleri Melankolia’dan çıkabilir ama Kuvvetmira üyesi olacaklarını sanmıyorum, en son böyle bir karar almıştık, kararımızda sabitiz tabi ama Sago bir istisna yapmak isterse o müstesna…

İşiniz gereği underground çalışmaları dinlediğinizi varsayarsak, gerçekten dinlenmeye değer çalışmalar elbette ara sıra kulağınızda yer edinmiştir… Bünyenize almayı isteyeceğiniz kadar iyi olan bir underground isme teklif yollamayı düşünür müsünüz? Yoksa oluşuma alınan isimler hep kendilerinin başvurusuyla mı oldu bugüne kadar?

Kolera: Kafile 2 ile bir kapı daha açtık,herkesi bekliyoruz,kimse tek tek keşfedilmeyi beklemesin çünkü Underground Türkçe rap dünyası çok büyük bir dünya apayrı bir gezegen olma yolunda ilerliyor,neredeyse Türkçe Rap dinleyicisinin yarısı aynı zamanda bu müziği icra da ediyor.O nedenle kimse kendini keşfedilecek elmas gibi ipek mendillere sarıp beklemesin,bir fırsat kapısı varsa oraya doğru koşsun,siz hedefinizin peşinde yorulmadıkça,o çıkıp gelmez,geliyorsa da büyük şans…

Resim 3821Sözleriniz zaman zaman eski ya da az bilinen sözler kullanmanız nedeniyle sözlük gerektirse de gerçekten çok anlamlı olmakla beraber, kafiyeleriniz ve de nakaratlarınız ile de kitlenin ilgisini çekiyor… Şarkı sözünü oluşturma süreniz ilham geldiği an ne kadar sürüyor ve şarkı sözlerinizi yazdığınızda şarkı ismini neye göre seçiyorsunuz?

Kolera: Ben Sagopa Kajmer gibi zor farsça kelimeler kullanmıyorum, kullandığım kelimeler günlük hayatta da kullandığım kelimeler;mesela biri bardağıma su koyarken yeterli demem kafi derim,bunun için sözlüğe gerek duymuyorum ama belki bildiğim için bana herkes biliyormuş gibi geliyor da olabilir yani haklı da olabilirsiniz..

Şarkı oluşturma sürecim değişkendir,bazen bir kerede yazar okur kaydederim,bazen müzik yokken birşeyler karalamışımdır o karaladıklarımı kullanırım,eklerim,çıkarırım,bir anda kendimi yorgun hissedip parçaya sonra devam etmek üzere yarım da bırakabilirim.Sago 1 kerede kayıt etmekten yana ama ben farklı çalışıyorum bu bazen ara vermek bana iyi geliyor aklımı toplamış oluyorum çünkü sürekli aynı beat üzerine çalışınca bir sure sonra müziği hissetmek zorlaşıyor benim için ara verince tazeleniyorum ama bu iştaha bağlı 1 seferde kaydettiğim çok fazla parça var.Tracklerin İsimlerini de daha çok parçanın anatemasını yansıtan cümlelerden koymayı seviyorum.

Konserlerinizde gelen kitle her zaman sizleri memnun edecek seviyede. Kapalı alanlarda mı konser vermek daha elverişli yoksa son günlerde gerçekleştirdiğiniz gibi festival,stad sahneleri mi ?

Kolera: Dinleyiciyi rahat ettirecek genişlikte ise ben kapalı mekanı tercih ederim akustik açısından her zaman daha iyi oluyor..kapalı alanın ayrı bir atmosferi oluyor bunu da daha çok seviyorum underground ruhuna daha yakın buluyorum..ama mekana anca sığmışsak o dolulukta nefes almak biraz problem yaratmaya başlıyor özellikle ilk yarım saatten sonra,o zaman açık havada olmayı diliyorum…..

Resim 4260Giderek artan vokaliniz ve de nakarat okuma beceriniz var.Kendinizi bu konuda eğitirken nelerden faydalandınız?

Kolera: Dua ettim,en çok Allah’ın yardımıyla oldu bu iş çünkü benim gerçekten nakarat okumaya pek yeteneğim yoktu.Eh tabi çalıştım kendimce yazdıklarımı okumayı denedim kaydedip dinledim,olmadı,tekrar kaydettim çünkü nerede hata yaptığımı biliyordum o hataları erite erite artık aklıma gelen melodileri okuyabiliyorum…Yine de ince notalarla pek iyi arkadaş sayılmam.

Bir çok iyi kötü mc gerek normal parçalarında gerekse disslerde küfürü çok kullanmakta..Argonun yerine göre kullanıldığında ayıba vurulmayacak bir silah olduğunu varsayarsak, sizin kötü yolda ilerlemekte olan gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Kolera: Her insan hayatında küfür eder,biz yapmacık değiliz olduğumuz gibiyiz martavalları artık bir kenara konulsun.Evet herkes küfreder ama bu övünülecek bir erdem değil ki ..Bu bir kızgınlık anı değil ki,kazayla ağzından kaçsın ve sen o fırlayan oku geri tutamayasın..Bu bir sanat..mikrofon orada, kayıt etmen için zaman orada,küfür ancak kazayla ağızdan kaçmalı,kendi aramızda kirli konuşmak bir tercih bir tarz olabilir ancak iş sanata gelince küfrün sanatı olmaz eğer olur diyen varsa en güzel dizini biz yazarız bundan basiti yok bizim için hatta bizden iyisini ilkokul öğrencileri yazar çünkü onlar yeni moda küfürlerin içinde büyüyor… küfür etmemek iyidir-küfür etmek kötüdür,bunu ahlak sahibi herkes böyle bilir,buna göre küfrü savunan ahlaksızlıktan asilikten hoşlanıyor demektir,bundan hoşlanan böyle şarkıları dinler,hoşlanmayan da bizi dinler çünkü biz coşkuyu küfürsüz de yakalıyoruz.

Resim 42060jpgKariyerinizde keske yapmasaydım dediğiniz hatalarınız oldu mu hic?

Kolera: Oldu ,hala da oluyor…Ben hem duygusal biriyim,hem de en az diğer insanlar kadar aptal olabiliyorum ,kim her an pervasızca zekiliğini ve soğukkanlılığını yahut profesyonelliğini koruyabilir ki?Beşerler zaman zaman şaşarlar,yine de benim pişmanlıklarım iyi niyetimden yaptığım şeyler üzerine,bazen siz iyi birşey yaptığınızı sanarsınız ama onu haketmeyen birine yaptığınız için başınıza kötülük kesilir…

Son çalışmalarınızda tasavvuf türü üretime dayalı söz ve vurgu planlamasında ilerlediğinizi görüyoruz..Buna belli bir kararın ardından sonra mı başladınız,yoksa değişen veya artan dini duyguların şarkılarınızda yer alan bir tepkimesi mi ?

Kolera: Ben bir plan kurup plana gore yazmam,artan manevi duygular doğru cevap,onların yansımaları kalemimi etkiliyor,ne ile meşgulse ondan bahsediyor insan…bazen aştkan,bazen kederden,bazen alınganlıklardan,bazen tanıdıklardan,nihayetinde yazı sahibine aittir…

Rap muzigi disinda ilgi alanlariniz varmi?

Kolera: Büyük bir sinema severim.Çok fazla film izledim,izliyorum,zaten evdeki en büyük sıkıntı yeni aldığımız filmlerin eskiden izlemiş olduğumuz filmler çıkması.En çok gerilim-korku,dram ve biografileri izlemeyi seviyorum,müzik gruplarının biografileri hariç onları sıkıcı buluyorum.Fotoğraflarımı kendim çekiyorum bazılarını Sago çekiyor Sagopa’nın da fotoğraflarını ben çekiyorum,bu da ayrı bir zevk benim için, onların üzerinde photoshopla birşeyler yapmayı seviyorum şu günlerde dinleyicilerimin fotoğraflarını yapıyorum İnziva albümümle resim çekiliyor ve bana yolluyorlar ben de shoplayıp imzalıyorum,sitede paylaşıyoruz,yine benim ilgi alanlarım benimle ilgilenenlerin etrafında dönüyor.

Hollandayi nasil bilirsiniz?

Kolera: Hollanda’dan siyah lale tohumu almak istemiştim yoktu ancak satıcı 5li bir paketleri olduğunu söyledi 5 renk 1 tanesi siyah açıyor dedi ben de hemen aldım heyecanla anneme götürdüm o ekti her gün telefon açıp anne siyah lale çıktı mı diyordum o da kızım çıkarsa ben ararım seni diyordu ve nihayetinde 5 tohumda pembe çıktı Hollanda deyince aklıma ilk olarak bu olay geliyor.2. olarak ailelerimize peynir almıştık eksik vermişler Türkiye’de anladık laleden daha büyük kazıktı aslında ama lalelere daha çok üzülmüştüm.

Bunları gülelim diye anlattım tabi bunlar bir yana Hollanda mükemmel bir ülke o sevimli evler her evin penceresinde çiçekler,gönlünce yol boyu otlayan tombiş inekler,halkın sadece kendiyle meşguliyeti başkalarını bakışlarıyla taciz etmeyişi bunlar güzel şeyler tüm bunlarla Hollanda yaşanılası bir ülke,kim istemez ki böyle bir yerde yaşamayı?

Resim 4362 Ancak Amsterdam’a inince korku sarıyor,bütün o korkunç günahlar alenen işlenirken vuran çan sesiyle ürkmemek mümkün değil Amsterdam çok büyülü bir yer beni çok etkiliyor aslında ama aynı zamanda ürkütüyor da…Deniz seviyesinden bu kadar düşük olması bu günahlarla büyük dezavantaj Allah orada yaşayan bütün kardeşlerimizi korusun.Biraz dramatik oldu ama gönlümden geçti söylemek sürç-ü lisan ettiysek affola..

13 Haziranda Hollanda’nin Tilburg kentinde Sagopa Kajmer konseri var, Bu konserde sizde sahnede olucakmisiniz?

Kolera: Olmak isterdim ama malesef yokum.

Hollanda’daki Turkler arasinda bircok hayraniniz var, Hayranlariniza demek istediginiz birsey var mi?

Kolera: Mesafelerin önemi yok biz hep beraberiz,onları çok seviyorumuzak olsa da mesafeler. Yanımda olduğunuz için teşekkürler.

Hollanda’daki Turkler ve Magazine Turka adina tesekkur ediyoruz, eklemek istediginiz birsey?

Kolera: Ben de sizlere teşekkür ediyor ve Hollanda’daki bütün Türk kardeşlerime selamlarımı söylüyorum.

Tesekkur ediyoruz…

Hazirlayan: Ali Eren – magturka.com

Resimler: Melankolia.com.tr

Melankolia.com.tr, Magazine Turka ekibi ve Can Coskun’a yardimlarindan dolayi tesekkurler…

Sagopa Kajmer roportaji icin Tiklayiniz!

Magazine Turka Kose yazari olmak istermisiniz? Basvuru icin Tiklayin!

Kolera Go Girl Röportajı

March 05th, 2009 | Kategori: Röportajlar

Kolera Blue Jean Röportajı 2009

January 02nd, 2009 | Kategori: Röportajlar

Kolera İnziva Albümü ”Son İstasyon”2008

December 01st, 2008 | Kategori: Röportajlar

Kolera Nba Türkiye Röportajı

August 18th, 2008 | Kategori: Röportajlar

Son yıllarda Türkçe Rap’in yükselen yıldızı KOLERA’yla harika bir röportaj yaptık.
NbaTr.Com olarak yaptığımız röportajlarla, köşe yazılarıyla, özel haberlerimizle sürekli gündemi belirledik/belirlemeye çalıştık. Yeni sezonda da yenilenen güçlü yazar kadromuz ve yeni yapımızla bu yolda devam edeceğiz. bizi kırmadan sorularımızı cevapladı. Röportajı kabul ettiği için sonsuz teşekkür

Türkçe Rap’in en önemli iki temsilcisinden(Sagopa Kajmer-Kolera) biri olan Kolera ile röportaj yaptık sağolsun bizi kırmadan sorularımızı cevapladı röportajı kabul ettiği ve sorularımızı kabul ettiği için sonsuz teşekkürler kendilerine.

NBATR:

İlk olarak İnziva albümünüzden bahsetmek isterim. Albümün bağımlısı oldum hele ilk çıktığı zamanlar saatlerce oturup baştan dinledim. Lirikleriniz yine inanılmaz müzikler başlı başına sanat eseri. Siz albümü bitirince neler düşündünüz??

Kolera:İşte şimdi oldu dedim.Sonunda bütünüyle içime sinen bir albüm yaptım.Daha önce yer aldığım her çalışmada bir cümle dahi olsa soru işaretlerim olurdu bu albümde bunu yıktım %100 içime sinen şarkılardan oluşan %100 Kolera albümü oldu.Albüm bitince dinleyicilerimi düşündüm ve sevecekler beklentilerini karşılayabileceğim dedim.Çünkü albüm yapmak bir yana albümü bekleyen kişilerin beklentilerini karşılayıp karşılayamama tedirginliği mutlaka var oluyor bende aslında bu her sanatçıda vardır bu amatör ruh olmasa bütün heyecanını yitirirsin.

NBATR:
Albümünüz piyasadaki en kaliteli albümlerden biri oldu en önemlisi ise birçok kişinin korsandan vazgeçip artık orijinal albüm almak istemesi, buda kaliteli bir iş çıkardığınızın kanıtı sanırım emeğinizin karşılığını aldığınızı düşünüyor musunuz??

Kolera:Evet emeğimin karşılığını aldığımı düşünüyorum D&R listesinde çok uzun süre 1 numarada kaldı İnziva albümü.Bu günleri gördüğüm için çok mutluyum orijinal albüm alarak bizi destekleyen her dinleyicimize teşekkür etmek boynumuzun borcu..Bu karşılıklı bir alışveriş üretmek büyük emektir,korsan sol tarafınızdan sinsice yaklaşıp göz kırparken,orijinal albüm almak da ancak düşünceli ve vicdanlı insanların işi haline geldi.Ne mutlu bizlere ki bizi destekliyorlar aslında sonuca bakarsak çok üzücü bir sonuç orijinal albüm alan kişi sayısı ortada İnziva çıktığı ilk gün indirilme rekorları kırdı buna sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.Ve gelen maillerde şöyle şeyler okudum ‘’sizin en koyu hayranınız benim bütün albümlerinizi indirdim….vs’’

NBATR: (NBATR’den Onur’un sorusu)
İnziva” albümü bütünüyle harika. Tüm şarkılar birbirinden güzel. Açıkçaşı çıtayı bu kadar yükseltmeniz bizleri büyüledi. Fakat “Zor İş” ve “Delik Şemsiye” adlı parçalar benim nezlimde çok büyük yere sahipler. Bu 2 şarkıdan biraz bahsedebilir misiniz? Cidden merak ediyorum çok.

Kolera:İlk iş beati dinlerim beat bana ne hissettiriyorsa ona göre sözleri yazmaya başlarım.’’Zor İş’’i dinlerken büyük bir acı hissettim…bir türlü sevdiğine kavuşamayan nihayetinde sevgisi nefrete dönüşen bir kadını düşündüm ve onu yaşattım.Çoğumuza tanıdık sözler içeriyor aslında bu parça..Elbet hepimiz birini sevdik ve karşılık göremedik elbet ileride sevgimiz küllendi ve bunun için miydi bunca acı dedik.Demeyen varsa kendini şanslılardan görsün.’’Delik Şemsiye’’ise günümüzden bir kesit.Ben kendimi düşünerek yazsam da herkes kendinden bir şeyler bulabilir çünkü hepimiz ayrı hayatlar yaşasak da ‘’hayat’’denen mevhumu paylaşıyoruz ve başa gelecek olasılıklar belli…Dost kazıkları,sözlere kalmayan güven,küllenen ve yerini sakinliğe bırakan cesaret nöbetleri..

NBATR:
‘bir bilsen isimli
şarkınızda ‘henüz rapi bırakmam için hayli erken…’ diyorsunuz peki
Sagopa Kajmer
Bir gün rapi sizden önce bırakmak isterse(Allah yazdıysa bozsun:)) siz
hala rape devam eder misiniz yada etmek ister misiniz?’

Kolera:Etmem etmek de istemem..Sagopa Kajmer’in rap yapmayı bırakması demek Türkçe Rapin cenazesinin kalkması demek.Rapi ayakta tutan can damarı Sagopa Kajmer’dir tanıdığınız ve aklınıza gelebilecek her rapçi Sagopa’nın elinden geçmiştir geçmemişse de Sagopa’nın rapi onları elden geçirmiştir ve o kişi ondan izler taşıyordur.Sago yok rap yok o halde Kolo’da yok…

NBATR:
Albümden Bir Dilek Hakkı adlı parçaya klip çekildi oldukça ilgi çekici birde resim yayınlandı Melankolia’nin her işi olduğu gibi kliplerdeki kaliteside ortada klip hakkında birkaç ipucu alabilir miyiz?

Kolera:Kendine has bir klip rap dinlemeyen birinin bile ilgisini çekebilir neden derseniz klibi izledikden sonra bu şarkı rap şarkısı mıdır yoksa ne şarkısıdır diye ben bile düşündüm

NBATR:
Allah(C.C.) size büyük bir yazma yeteneği vermiş bu yeteneği oldukça iyi kullanıyor çok faydalı konulardan bahsediyorsunuz. Şarkı yapmak ve beğenilmek nasıl bir duygu?

Kolera:Bizler şarkılarımıza endeksliyiz güzel şarkılar yaptıkça seviliyoruz.Biz parça yapmasak bizi kimse iplemez bu yüzden bizler müzikle sevilen insanlar olarak müziksiz sevilmeyi bilmiyoruz.

NBATR:
Söz yazdıktan sonra çok durur musunuz üstünde? Nelere dikkat edersiniz??

Kolera:Hayır yazarım ve direk kayıda girerim ne kadar kurcalarsan parçayı o kadar bozarsın.Ama bazen içimden söz yazmak gelmez o zaman bir bakarım ki 3 saat geçmiş tek satır yazamamışım hala neden bu defterin başındayım der kalkar çıkarım stüdyodan başka şeylerle ilgilenirim,zamanımı beklerim ama bu iyi bir şeyler yapmak kaygısından yoksa her an her saniye istediğiniz konu hakkında söz yazabilirim önemli olan içime sinmesi ve istekle parçayı sonlandırmam…Parça yaparken ,Punch linelarıma,ses tonuma ve kafiyelerin akışına dikkat ederim ama bu bir alışkanlık,hatta bunun adı rap yapmak yani aslında dikkat ettiğim şeyler değil hep yaptığım şeyler bunlar,amatör mclerin ise dikkat etmesi gereken noktalar.

NBATR:
Geçen günlerde Melankolia Müzik 3. yaşına girdi. Bu 3 yıl dolu dolu geçti ve biz hayranlarınızı çok sevindirdi. Daha önünüzde birdolu proje var. Bunlardan biride Melankolia Wearshop iki kişi tüm işlere koşturdunuz biz hayranlarınız için elinizden geleni yaptınız bizde merakla bekliyoruz tasarımların harika olduğundan eminiz.Tasarımları kim yaptı? Bayramlık olarak giyebilecek miyiz Melankolia tişörtlerimizi?:)

Kolera:Tasarımları ANR Crew ve birkaç arkadaş ile beraber hazırladık aslında herşey hazır durumda çok az kaldı..

NBATR: (Onur)
EP4’de mükemmel bir performansınız vardı, EP5’de de sizi görebilecek miyiz? “Trakonya” adlı parça hala dinledikçe coşturuyor insanı cidden, inanılmaz bir parça . Bu tarzda, hareketli şarkılar görebilecek miyiz?

Kolera:Trakonya’nın amacı farklıydı bu nedenle o kadar çoştuk önemli olan normal parçalar da çoşabilmek.Süper ikili,Yorgunella vs birçok hareketli parçamızda var albüme almadığım hareketli bir beat var sözlerini değiştirip sizlere kavuşturacağım artık coşturabilecek miyiz bilmiyorumEp 5’de yer almayı düşünmüyorum kendim bir şeyler hazırlıyorum artık isterse Sago bize konuk olur hep biz mi konuk olacağız değil mi

NBATR:
Bu camianın sizin elinizi öpmesi gerekirken size karşı olan fesat insanlarda var. Hayranlarınız hep sizlerle fakat böyle insanların varlığı sizi etkiliyor mu?

Kolera:Estağfirullah kimse kimsenin elini öpmek durumunda değildir,bizim için yaptığımız işi takdir etmeleri yeter,biz kimseye elimizi öptürmek istemiyoruz,kimsenin de elini öpmek istemiyoruz.Fitne fesat her zaman var olacaktır aslında üzülmemiz gerek bu insanlara ki bu gafletten acilen kurtulmalı ve kendi işlerine bakmaları lazım mum büyük bir ateş olduğunu zanneder ama saatler geçince kendi kendini söndürür…

NBATR:
Malum ramazan ayı içerisindeyiz insan huzur doluyor bir ibadet yaparken Ramazan ayını nasıl geçiriyorsunuz? Ramazan ile ilgili anılarınız var mı?? Birde varsa bizim için tavsiyeler…

Kolera:Ramazan ayını büyük bir disiplinle geçiriyoruz ama bu sıkıcı bir disiplin değil aksine huzur bulduğum bir disiplin…Her şey saati vaktinde yapılıyor.Ramazan ile ilgili geçenlerde bir anım oldu.Hayatımda susamadığım kadar susadım,ateşim çıktı öleceğim sandım öyle korktum ki Hz. Rabia’nın günlerce susuz kalışını Cüneyd-i Bağdadi’nin son gününü vs bunları düşündüm.İftar olunca da edebe aykırı bir şekilde suyu 1 dikişte bitirip özür diledim.Ne kadar güçsüz olduğumu Allah’ın CC.yardımı olmadan hiçbir şey olmadığımı bir kez daha anladım.Kimseye kaldıramayacağı yük yüklemez O dedim ve iftarı buldum anılar hep mutlu sonla bitmez benim anım mutlu sonla bitti tekrardan doğmak gibi her nefesine şükretmek gibi,kadir kıymet bilmek gibi..

NBATR:
Albümünüzün kitapçığının son sayfasında bizlere çok hoş bir yazı yazmışsınız. Burada başta Mevlana Hazretleri ve mübarek hocası Feriduddin Attar’a selam olsun demiştiniz. Mevlana okudğunuzu ve çok etkilendiğinizi biliyoruz. Başka kimlerden etkilendi Kolera? Kimleri okur kimleri tavsiye edersiniz bizlere??

Kolera: Kıssalardan oluşan bir kitap hazırladığımdan bahsetmiştim albümü yaparken de o kıssaların manevi etkisi üzerimdeydi bu kıssalar farklı farklı mübareklerin o nedenle beni etkileyen çok fazla isim var.Okumak için bir tavsiye isteyenlere önceden tavsiyeler verirdim ama artık fikrim değişti herkes ilk önce fıkıh okumalı.

NBATR: (Onur)
Sonuçta nbatr.com büyük bir basketbol sitesi, biraz da basketboldan bahsedelim. Basketbolun hayatınızdaki yeri nedir? Takip eder misiniz? Veya oynar mısınız, oynuyorsanız ne aşamadasınız? Rap’e gönül vermiş Basketbolseverler olarak merak ediyoruz açıkçası. Ayrıca Melankolia’ya gönülverenler olarak bu röportajın Melankolia ve Nbatr.com ‘daki gençlerin birbirini tanıması adına çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Kolera:Abim basketbol oynardı ben de ondan öğrenmeye çalışırdım hep bana kızardı Esen hep steps yapıyorsun derdi öf tamam anladım yapmayacağım derdimyine yapardım.Sonraları ortaokulda erkeklerle oynama gayretine girdim abimden öğrendiğim bir iki figürle ama onlarda bana bağırmaya başladı hep steps yapıyorsun diye atışların istediğin kadar isabetli olsun ilk kuralı çiğniyorsan sen bu işi yapamıyorsun demektir.Sonra voleybola sardım takımda tek servisi kuvvetli elemandım o kadar dandik bir takımımız vardı ki eğer benim servisleri karşılayamazlarsa sayı alıyorduk yok karşılarlarsa asla sayı yapamıyorduk profesyonel bir klübe yazılmak istedim 2 gün gidip bıraktım demotive oldum çünkü bileklerim çok zayıf hemen inciniyorlar..

NBATR: (Onur)
Nbatr.com olarak NBA ve Basketbol dünyasında üstlendiğimiz bir misyon var, yıllardır aynı sizlerin Underground zamanlarınız gibi biz de hiçbir çıkar gütmeden emek veriyoruz, basketbolseverlere bir şeyler vermeye çalışıyoruz. 4 yıldır yayındayız, çabalıyoruz. NbaTr.Com hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz? Neler demek istersiniz?

Kolera:Ben susayım da üyeleriniz konuşsun 24.000 üyelik bir sitesiniz,başarınızı kanıtlamışsınız bize de sizlerin sohbetine katılmak düştü,çok teşekkür ederim ve basketbola gönül vermiş bütün arkadaşlara başarılar diliyorum umarım hayallerine kavuşurlar.Hedefi belirlemek yeterlidir okların isabetsizliği hedefi belirleyememektendir.Yılmasınlar çünkü Hidayet Türkoğlu gibi capcanlı bir gerçeğimiz var.Herkese selam ve sevgi ile..

Kolera Dream Dergi 2008

July 24th, 2008 | Kategori: Röportajlar

Reset Magazine

July 03rd, 2008 | Kategori: Röportajlar

Kolera Röportajı

1998 yılında, Kuvvetmira stüdyolarında Sagopa Kajmer ile başlayan hikâyenizden kısaca bahseder misiniz? Prodüktörünüz, aynı zamanda eşiniz olan Sagopa Kajmer(Yunus Özyavuz)in sizin bu güne gelmenizdeki etkisini öğrenebilir miyiz?

Kolera: Sagopa ile tanışmadan önce de rap müzik icra etmeye çalışıyordum. Kendisiyle tanışıp rap yaptığını öğrenince çalışmalarımı dinlettim. Çok güldü çünkü hayli ilkel bir ortamda kaydedilmiş amatör parçalardı. Azmimden etkilenip yardımcı olmak istedi… Hikâyemiz böyle başladı. Sagopa ile tanışmasaydım kendimi geliştiremez ve ortaya bir eser çıkaramazdım sanıyorum, çünkü her şeyden önce Sago içimdeki aslanı tetikliyor. Zaten benim için rap; Sagopa Kajmer demek. Ortaya çıkardığım eserleri O’nun sayesinde daha geniş bir kitleye ulaştırıyor olabilirim ama bu hiçbir şeyi değiştirmez. O binlerce albüm satar, ben 1000 tane bile satamam. Başarısızsam, Michael Jackson’un yeğeni olsam ne yazar?

İnziva albümünde de, Karantina Embriyo ve İkimizi Anlatan Bir şey albümlerindeki kötümser hava devam ediyor… Ancak vokallerinizde gözle görünen bir gelişim var. Üzerinde durduğunuz konuların ötesinde, bir dil kıvraklığına sahipsiniz ve lügatiniz gittikçe genişliyor. Bu gelişim sürecinde neler sizi etkiliyor? Kimlerden, hangi kitaplardan, filmlerden, müziklerden, vs. ilham alırsınız?

Kolera: Beni geliştiren şey çok fazla eser çıkarıyor olmam; gerçekler kibir gibi algılanmasın ama Türkçe Rap camiasının en çok parça üreten bayan ismiyim. Buna bağlı olarak, hatalarımı daha erken görüp daha erken müdahale edebiliyorum. Dil kıvraklığını da buna bağlı olarak kazandım; çünkü yine en çok konser veren bayan rap vokalim. Parçayı yazarken, üst üste gelecek kelimelerin okunuşunun akıcı olmasına dikkat ediyorum, bunu yaparken hiç manadan ve gizemden çalmıyorum. Önceden çalıyordum, ama artık taşlar yerine oturdu. Edebiyatın ve dilin güzelleşmesini ilime bağlıyorum; ne kadar çok ilim yaparsanız Allah CC konuşmanızı o kadar güzelleştirir.. Bizi yürüten de O, konuşturan da O. Ne kadar ilimsizsen de o kadar çok hata yaparsın; bir de ilimsizlikten hata olduğunu da anlamazsın maazallah. İlham konusuna gelince, her evliyanın her kelamı ve deneyimlerim bana ilham kaynağıdır

Liriklerinizde hislerinizden, yaşadıklarınızdan ve hayattan bahsediyorsunuz. Ancak hem Sagopa’nın hem de sizin liriklerinizde maneviyata verdiğiniz önem yadırganamaz boyutta. Manevi duyguları bu kadar ön plana çıkarmanız konusunda neler düşünüyorsunuz? Sonuçta maneviyatın giderek göz ardı edildiği, siyasetin içine karışması ile tuk aka olduğu bir dönemdeyiz ne yazık ki… Bununla ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Kolera: Ben 2005’te çıkardığım ilk solo albümüm Karantina Embriyo’da da maneviyattan bahsetmiştim. Hatta 2006’da “La Kayyume İlla Hu” diye bir parça yaptım bandrollü Kafile albümünde ve çok sevilmişti. Maneviyatı ilk defa konu edinmiyoruz. Ama ülkedeki gidişat nedeniyle yeni yeni göze batmaya başlıyor. Sago da en eski albümlerinde bile maneviyatı kendine konu edinmiştir. Fakat artık manevi hayatımıza eskiden verdiğimiz önemin çok daha fazlasını verdiğimiz de bir gerçek. Bu nedenle de, liriklerimize daha fazla yansıyor.

Şu an yaşadığımız hayat, geçen sene yaşadığımız hayattan bile o kadar farklı ki… Evet, bunu siyasete yoranlarda var. Sitemizdeki bannerda yer alan sokak lambasındaki ampulü bile AKP’ye yoran oldu. Hâlbuki bannerlar tamamı ile dinleyicilerin tasarımları… Bunlar art niyetli hareketler. Eğer, gerçekten bir insanın kalbine Allah (CC). aşkı düşmemişse bizim aşkımızı nasıl anlasın ki?

Sagopa, 2 bölümden oluşan kısa bir film niteliğinde 2 farklı parçasına klip çekti ve çekim arkası fotoğraflarına bakıp giydiği kıyafeti cübbe sanan ve “İmam Sago” diyen insanlar oldu. Bunların gerçekten de Allah korkusu taşıdıklarını sanmıyorum. 2. kliple kıyafetin ne kıyafeti olduğunu anladıklarında çok peşin hükümlü olduklarını ve fesat olduklarını kendilerine ispat edecekler. Ama yine de, hiç utanacaklarını sanmıyorum.

Biz müzik yapıyoruz, siyaset değil. Ama içimizdeki aşkı da siyasete yorarlar diye saklayamam. Eğer bunu prim için yaptığımızı düşünen varsa, bu kalpteki hin fikirden, fesattandır. Başarı grafiği sürekli tepeye tırmanan, ancak TV’ye bile çıkmaktan bu kadar kaçan birinin bu tarz reklâmlara ihtiyacı hiç olur mu?

Kimisi de “İçlerinde yaşasınlar” gibi saçma düşüncelere kapılıyor… O zaman Mevlana da içinde yaşasaydı, Yunus Emre’de hiç biri tek satır yazmasaydı, bizlere ilham vermeselerdi? Emri maruf nehyi münker (iyiliği emredip, kötülükten nehyetmek)her insana farzken yaptığımızın yanlış olduğunu kimse söyleyemez ki!

İnziva albümündeki “Seni Zaptettim Ben” şarkısı kimin için yazıldı?

Kolera: Bir hiç olduğu halde kendini her şey sanan herkese… Çünkü Dünya’da kimsenin hiç bir gücü yoktur. Güç Yaradan’ındır O, “Ol.” demeden kimse bir şeyi başarmaya muktedir değildir. Bu şarkı, bunu unutup egosundan yüzünü seçemediğimiz herkese yazıldı.

Bunun yanı sıra, albümde en çok beğendiğiniz şarkılarınız hangileri?

Kolera: Track list sıralamasını ben yaptım ama 3.şarkımı 1. Şarkımdan daha çok seviyorum.

Luminuous Fluxx ile “Kolodelphia” şarkısına düet fikri nasıl oluştu? Parçanın oluşum sürecinde kendisi de yer aldı mı?

Kolera: Luminous Fluxx’ın “Lost Children of Babylon” featini dinlediğimde tüylerim diken diken olmuştu ve gerçekten koskoca “Lost Children of Babylon”u iki kız kardeşin nasıl devirdiğini gördüm (Gladiators adlı şarkı isteyen dinleyebilir)

İnternet radyomuz Mic-Beatz’de Canraps adlı arkadaşımız ilgileniyordu. Kendisi benim Luminous Fluxx’a olan ilgimi biliyordu ve bir gün bir sürpriz yapıp bana Luminous Fluxx’a ulaştığını ve beni çok beğendiklerini düet yapmak istediklerini söyledi. Tarifsiz bir mutluluktu. Sago da çok güzel bir beat hazırladı ve parça gerçekten de çok sevildi. Büyük yankı uyandırdı. Tay ve Tysh bize kanallarını yolladı. Her şeyi tamamı ile Sago aranje etti ve şu an ki haline getirdi. Duyduklarında çok şaşırdılar “Nasıl bu şekle gelmiş?” diye… İki tarafın yanı sıra dinleyicilerin de memnun kalması beni çok mutlu etti.

Sagopa ile birlikte yaptığınız müziği “Pesimist Rap” olarak değerlendiriyorsunuz. Neden bunu yapıyorsunuz?

Kolera: Pesimist Rap Sagopa’nın ortaya çıkardığı bir akımdır. Biz sürekli farklı şeylerden bahsediyoruz ama bu bahsedişler genelde işin duygusal ya da hüzün veren kısmı oluyor. İnsan iyi anılarından çok, kötü anılarını hatırlıyor… Zaten eğlenceli müzik yapan çok kişi var. Bu da bizim farkımız olsun.

Müziğinizi dinleyenler sizden hiç farklı tarzlar beklemiyorlar mı?

Kolera: Ben, kendi müziğim için melankoli ve coşkunun ekürisi diyebilirim. Biz sadece ağırlıklı olarak hüzünlü parçalar yapıyoruz… “Şampiyonu Sıkar Yarış”, “Bu Şarkıyı Zevk İçin Yaptık”, “Süper İkili” gibi birçok hareketli yahut sert parçamız var. Hatta İkimizi Anlatan Birşey albümü için pek hüzünlü bir albüm diyemeyiz. Biz, her çeşit müzik üzerine rap yapıyoruz. Arabeske de, rock sampleına da, bir tarın üzerine de okuyabiliyoruz. Dinleyicilerimizin bu nedenle bir şikâyeti yok. Onlar sadece o an sıradaki proje neyse bir an önce ona kavuşmayı diliyorlar. Biliyorlar ki, biz onların önüne her seferinde yeni taze yemekler çıkarırız aynı yemeği ısıtıp koymayız.

Liriklerini beğendiğiniz, bilinçaltınıza işleyebilen Mc ve söz yazarlarına örnek verir misiniz?

Kolera: Sagopa Kajmer dememe gerek yok, sanırım. Yabancılardan çok fazla isim var ama tüm parçayı anlayamıyorum dinlerken lisanım yetersiz kalıyor. Anladığım kadarı da bana şaşkınlık veriyor. Gerçekten, Sago’nun kurduğu o etkili cümleler gibi çok etkileyici cümlelerle yazılmış çok fazla parça var.

Rap ve Hiphop dışında hangi müzik tarzlarından hoşlanırsınız? Esen Özyavuz neleri, kimleri dinler? Kadın vokallerden, özellikle etkilendiğiniz isimleri öğrenebilir miyiz?(Dünya, Türkiye)

Kolera: Chillout, downbeat dinlemeyi çok seviyorum. Bazen ağır electronic müzikler dinliyorum; kaliteli goa trance müzikleri araştırırdım bir ara çünkü goaların kalitelileri muhteşemdir. Kalitesizleriyse, hiç çekilmez. Deep house da arabesk de çok severim. Ruhuma hitap eden her müziğe varım yeter ki içinde melankoli ve coşkudan biri olsun…

Türkiye’de yapılan müziğin gidişatıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?

Kolera: Türkiye’de hep geriden gelme modası var. Yurtdışında ne modaysa bizde birkaç yıl sonradan moda oluyor. Bizde nedense sound yok. Hiç bir pop şarkısında doyurucu bir sound bulamıyorum… Sanki parçada hiç snare yok, sadece tiz ve bas var gibi… Ya da parçada hiç bas yok, sadece tiz. Böyle eksik bir müzik var işte bizim ülkemizde… Ve bence, Erol Temizel şu an en iyisini yapıyor, konumuz rap değilse..

Break dance, beat box, hiphop, rap, vs. Avrupa’da ve Amerika’da popülerleşen unsurlar haline geldi. Çok farklı tarzlara ait müzisyenler bile bu öğeleri müziklerinde ve performanslarında kullanmaya yöneldiler… Peki, senin müziğinde diğer tarzların ve oluşumların etkisini ne kadar görebiliyoruz? Kendi tarzının çok dışında oluşumlara yönelmeyi düşündün mü hiç?

Kolera: Ben beat box üzerine şarkı söylemeyi tercih etmem ya da ben sahnedeyken arkamda iki dansçının dans etmesini… Bizim müziğimiz daha duygusal… Daha önce söylediğim gibi, zaten her türlü enstrüman ya da sample üzerine rap yapabiliriz. Yapıyoruz da. Çok kozmopolit beatleri var bence Sagopa’nın; ama ben asla tarzımdan ödün vermem. Benim albümümde başka bir müzik dalı asla rapin önüne geçemez. Çünkü ben rap yapıyorum. Rock dinlemek isteyen için zaten birçok başarılı rock grubumuz var ya da arabesk dinlemek için birçok üstadımız… Çilekli dondurma mı servis edeceksiniz yoksa dondurmalı çilek mi?Bu çok önemli.

Türkiye’nin birçok yerinden, çok farklı kitlelere ait dinleyicilere sahipsiniz. Bunlara internet ve albümleriniz yoluyla ulaşmak dışında, Türkiye’de daha sık konser ve imza günleri yapma düşünceniz olmuyor mu?

Kolera: Konser konusunda sıkıntımız yok. Hatta bundan daha sık konser verilmemeli bence; çünkü özleşip kavuşmanın tadı başkadır. Bir yere, senede bir kere gidiyoruz. İstanbul müstesna… Ama imza günü isteği çok fazla oluyor. Yoğun iş tempomuz nedeniyle maalesef, sadece İstanbul ve Ankara’da yapabildik… Umuyorum, diğer şehirlerde de buluşmalar yaparız.

Sagopa ve senin, kendinizi saklı tutmanızın, değerinizi artırdığı kadar hayranlarınızı sabırsızlığa sürüklemiyor mu sizce?

Kolera: Evet sürüklüyor ve diyorlar ki “Sizleri tanıyana kadar çok sabırsız bir insandım. Sizlere teşekkür ederim ki bana sabrı öğrettiniz.”. Sabretmek acı da olsa tatlıdır ya meyvası? Sabır, herkesin öğrenmesi gereken bir şey… Vesile olabiliyorsak ne mutlu…

Radio Mic Beatz adında internet üzerinden online yayın yapan bir radyo açtınız. Çoğunlukla yabancı underground rap/hiphop yayını yaptığınız bu radyoda siz de program yapmaktasınız. Bu radyoyu kurmaktaki amacınız neydi?

Kolera: Biz rap müziğe gönül verdik. Her şeyin en eskisini ve en yenisini biz yapar durumdayız ve kendi labelını kurabilmiş tek mcleriz. Bizim rap radyomuz olmasın da kimin olsun? Dj Mic Check’teki arşivi hiç göreniniz oldu mu? Üzerinize düşse altından çıkmanız için vinç gerek… Bu radyo işi müziği bilen, arşivi geniş kimselerce yapılmalı. Her şeyi profesyonelce yürütmeye gayret ediyoruz ve radyoda da bu böyle. Gerçek rap dinleyicisine, gerçek bir şeyler sunmak gayesindeyiz. Bütün gün r&b çalsan belki daha çok kişi dinler ama Radyo Mic-Beatz, %100 rap vaat ediyor. Ustalara saygı da var; belirli periyotlarda “super classic” kategorisinden parçalar veriyoruz. Güncellenen bir “Top 10” listemiz var ve siteye girip istek yapabiliyorsunuz. Dünya’nın dört bir yanında aranan bir radyo aslında Radyo Mic-Beatz. Fildişi sahillerinden tutun Avrupa ülkelerine, Kore’den tutun Arabistan’a kadar çok kozmopolit bir dinleyicisi var.

Radyo Mic-beatz’i kurmaktaki amacımız da buydu işte… Bütün Dünya’ya gerçek Rap dinletmek; isteyene, istediği zaman, istediği şarkıyı dinleme fırsatı vermek ve rap icra eden tüm sanatçılara destek verebilmek. Nitekim parçalarını çaldığımız birçok Mc’den teşekkür mailleri alıyoruz. Ve bunlar gerçekten çok büyük isimler. Bu, çok mutluluk verici.

Kendi radyo programınızda çoğunlukla hangi sanatçılara yer vermektesiniz?

Kolera: Çoğunlukla çaldığım bir isim yok, programı farklı konseptlerde sunuyorum. Dinleyici isteklerini çaldığım da oldu, bir saat rap kalan bir saat break beat çaldığım da oldu. Koleranın playlisti formatıyla en sevdiklerimi çaldığım da oldu. Ama aynı programda aynı kişinin iki parçasını çaldığım bir kere oldu. O isim de El-P’dir. Fakat yeni albümü tam bir hayal kırıklığı…

Mtv, genelde popüler müzik ağırlıklı yayın yapan, eleştirdiğiniz hayat görüşünü benimsemiş bir kuruluş. Ve burada klipleriniz sürekli yayınlanıyor. Bu yayın kuruluşunun desteğine nasıl bir bakış açısıyla yaklaşıyorsunuz?

Kolera: Güzel soru; ama bence bu 2 tarafa da sorulacak bir soru. Çünkü bu kadar ayrı kutuplarsak onlar da bizi çalmazdı. Mtv Türkiye hem Türkiye’nin en iyi müzik kanalı hem de Türklerin başında olduğu bir kanal her yayınladıklarını tasvip ederek yayınlayıp yayınlamadıklarını bilemeyiz. Evet, bizim hayat görüşümüze ters şeyler yayınlıyor olabilirler fakat herhangi bir müzik kanalında yayınlanan herhangi bir Türkçe pop klibindeki görüntüler de zaten bize ters ki? Aslına bakarsanız benim Mtv’den henüz hiçbir destek görmüşlüğüm yok beni Sagopa’yla karıştırdınız sanıyorum…

“Melankolia Müzik” adında bir şirket kurdunuz Sagopa Kajmer ile. Abluka Alarm gibi rapçilere destek veriyor ve onlara albüm çıkarıyorsunuz… Bunun yanında, artık birçok dinleyici rap yapabildiğini iddia ediyorken bu bağlamda, ne gibi kriterler gözetiyorsunuz? Yeni yetenekleri takip ediyor musunuz?

Kolera: Undergroundda 100lerce belki 1000lerce Mc var olmasına rağmen aralarından kaçı kendinden söz ettirebiliyor? Kendini diğerlerinden ayırması için kendi olması gerek 2. Bir Sagopa’ya 2. Bir Abluka Alarm’a zaten gerek yok. İhtiyaç duyulan yeni sesler yeni yetenekler… Birileri çıksın ve bana ne kadar kendine has bir tarzı var dedirtsin ben adını duyurmak isteyen tüm bu yola baş koymuş kardeşlerimden bunu bekliyorum. Taklitler orijinallerini yaşatmaktan başka işe yaramaz. Ve dikkat edin Kuvvetmira’dan bugüne kadar geçmiş isimlerin hepsinin kendine has bir tarzı vardı.1 i hariç o fazlasıyla Sagopa’ydı ve artık aramızda değil zaten. Gelen demoları dinliyorum ve sitemizin fan player bölümüne seçtiklerimi ekliyoruz. Sesi, flowu, lirikleri, tarzı iyi olan kazanır. :)

Korsan dağıtıma karşı ciddi bir tavır sergiliyorsunuz. Dünya müziklerinin ve Türkiye’deki albümlerin internete aylar öncesinden düşmesi ve birçok sanatçının bu konuda hiç bir şey yapamamaları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Kolera: Bütün bir yıl bir albümü oluşturabilmek için maddi manevi o kadar çok şey kaybediyorsunuz ki, karşılığı bu olmamalı, diyorsunuz. Bu kul hakkı işte… Gidip manavdan 1 liralık elma çalmazsınız, gider binlerce lirayı ve emeği bir dakikada çalarsınız… Bir de, içiniz öyle rahattır ki… Bu şuna benziyor… Manavcı eve kadar gitti, elmalar da orada, o görmüyorken alayım, eee? Her şeyi gören, duyan ne olacak? Biz Melankolia Müzik’i gerçekten sağlam taşlar üzerine kurduk. Her şeyimiz yasal, % 18 vergi yükümlülüğünün ağırlığı zaten bizi eziyor. Koskoca Seyhan Müziğin sahibi TV’de bu durumdan yakınırken biz ne yapalım?

Eğer bu sesleri duymak istiyorsan onların yaşaması için gereken oksijeni vereceksin. Sen çiçeğine su vermiyorsun, solunca da “eyvah ne yapacağız” diyorsun… Bizim korsanla mücadele ekibimiz var. Sago’nun solo albümünde 300ü aşkın siteden link kaldırttık ve kaldırmayanlar için cezai süreç başladı. İhbar edenler de dinleyiciler; bu nedenle hayli geniş bir alana müdahale edebiliyoruz, sağ olsunlar. Aynı şekilde, korsan tişörtlerin de büyük bölümünü toplattırdık. Bunlarla baş etmek imkânsız tabii ki, boşa kürek… İnternet oldukça ya da insanlar yaptıklarından utanmadıkça, sömürülmeye devam…

Sıkı bir sinema izleyicisi olduğunuzu öğrendim. Ne tür filmlerden hoşlanırsınız? En fazla etkilendiğiniz filmler, yönetmenler neler?

Kolera: Evet, gerçekten de belki bir sinema eleştirmeninden daha fazla film izlemişizdir. Hayli iddialı bir cümle oldu ama çok sıkı bir takipçiyiz. İlk 10 dakikada, filmin iyi ya da kötü olacağını anlayabiliyoruz ve henüz hiç yanılmadık diyebilirim.

Ben daha çok iyi işlenmiş biyografileri ve gerilim filmlerini seviyorum ama şu ana kadar izlediğim en güzel film “Lord Of The Rings” serisidir. Zaten bu filmin bir başyapıt olduğunu düşünüyorum. Jeux D’Enfants (Cesaretin var mı aşka?), bu film gerçekten çok hoşuma gitmişti. Les Triplettes De Belleville, bu film de çizgi film fakat kamerayla çekilmiş bir film havası var. Yönetmenler bunu bilinçli yapmış; hiçbir replik olmadan bu kadar duygusal, bu kadar heyecanlı, bu kadar büyülü bir film izlememiştim. Harika bir film! Hatta boş vaktimde bir daha izleyebilirim :)

Roberto Benigni’nin “Hayat Güzeldir” ile “Kar ve Kaplan” adlı iki büyük eserini izleyip etkilenmemek mümkün değil. Benim ilk beşim böyle; ama gerilim filmi de çok fazla var beğendiğim. Şu sıralar, en yeni izlediğim ‘’Mushroom’’ gerçekten çok iyi.

Kolorap Röportajı

June 28th, 2008 | Kategori: Röportajlar

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »